Alternatör Ve Şarj Sistemini Kontrol Ediyoruz
Alternatör, motor çalışırken aracın elektrik ihtiyacını karşılar ve aküyü yeniden şarj eder. Şarj sistemindeki arıza akünün sürekli düşük seviyede kalmasına ve zamanından önce yıpranmasına neden olabilir.
Motor çalıştırıldıktan sonra şarj gerilimi ölçülür. Ancak kontrol yalnızca rölanti koşuluyla sınırlandırılmaz. Farlar, havalandırma fanı ve uygun elektrikli tüketiciler devreye alınarak alternatörün yük altındaki tepkisi değerlendirilir.
Şarj sistemi kontrolünde şu noktalar incelenir:
-
Rölantideki şarj gerilimi
-
Elektrik yükleri altındaki gerilim davranışı
-
Akü uyarı lambasının çalışma durumu
-
Alternatör bağlantıları
-
Ana şarj kablosu
-
Motor ve gövde şase bağlantıları
-
Kayış ve kasnak sisteminin genel durumu
Şarj değeri düşükse arıza doğrudan alternatör değişimi olarak değerlendirilmez. Alternatör bağlantıları, kayış sistemi, kablolar ve şase noktaları da kontrol edilmelidir.
Şarj geriliminin normalden yüksek olması da akü ve araç elektroniği açısından zararlı olabilir. Aşırı şarj, akünün ısınmasına, sıvı kaybına veya fiziksel hasar görmesine yol açabilir.
Yeni akü takılmadan önce şarj sisteminin sağlıklı çalıştığı doğrulanır. Böylece yeni akünün mevcut bir sistem arızası nedeniyle yeniden zarar görmesi önlenir.
Kutup Başı, Kablo Ve Bağlantıları İnceliyoruz
Akü kutup başları, akünün ürettiği enerjinin araç sistemlerine güvenli biçimde aktarılmasını sağlar. Gevşek, oksitlenmiş veya hasar görmüş bağlantılar sağlıklı bir akünün bile yetersiz çalışmasına neden olabilir.
Kutup başlarında şu durumları kontrol ediyoruz:
-
Gevşek bağlantı
-
Oksitlenme ve korozyon
-
Terminalde çatlak veya deformasyon
-
Kablo ucunda ısınma izi
-
Uygunsuz ek veya bağlantılar
-
Akü sabitleme aparatının durumu
Akü terminalindeki oksitlenme elektrik direncini artırabilir. Bu durum marş sırasında gerilim kaybına, bağlantının ısınmasına ve elektrikli donanımların düzensiz çalışmasına yol açabilir.
Bağlantı yalnızca yüzeyden temizlenmez. Kablo ucunun sağlamlığı, terminalin kutup başını yeterli şekilde kavrayıp kavramadığı ve bağlantının yük altında gerilim kaybına neden olup olmadığı değerlendirilir.
Akü sabitleme aparatı da kontrol edilir. Akünün araç içinde hareket etmesi kablo bağlantılarını zorlayabilir ve fiziksel hasar riskini artırabilir.
Kablo ve şase hattında sorun şüphesi varsa sistem çalışırken voltaj düşümü ölçümü yapılabilir. Böylece dışarıdan sağlam görünen bağlantının gerçek yük altında yeterli olup olmadığı belirlenir.
Aracınıza Uygun Akü Tipini Belirliyoruz
Akü seçimi yalnızca akünün fiziksel olarak yerine sığmasına göre yapılmaz. Aracın motor yapısı, elektrik tüketimi, üretici tarafından belirlenen kapasite ve start-stop sistemi gibi özellikler birlikte değerlendirilmelidir.
Doğru akü belirlenirken şu kriterler dikkate alınır:
-
Amper-saat kapasitesi
-
Soğuk marş gücü
-
Akünün fiziksel ölçüleri
-
Kutup yönü ve terminal yapısı
-
Sabitleme şekli
-
Aracın elektrik donanım seviyesi
-
Start-stop sisteminin bulunup bulunmadığı
-
Üreticinin önerdiği akü teknolojisi
Standart sulu akü, EFB ve AGM teknolojileri aynı kullanım gereksinimleri için tasarlanmamıştır. Özellikle start-stop sistemli araçlarda mevcut teknolojiye uygun olmayan akü kullanılması sistemin düzensiz çalışmasına ve akünün kısa sürede yıpranmasına neden olabilir.
Daha yüksek kapasiteye sahip akünün her zaman daha iyi olduğu düşünülmemelidir. Aracın şarj sistemi ve akü yuvası üretici tarafından belirlenen değerlerle uyumlu olmalıdır.
Akü seçimi sırasında aracın önceki aküsü de incelenir. Ancak daha önce yanlış ürün takılmış olabileceği için seçim yalnızca mevcut akünün etiketine göre yapılmaz.
Aracın teknik özellikleri doğrultusunda uygun kapasite, marş gücü ve teknoloji belirlenerek seçenekler araç sahibine sunulur.